12 Şub 2011 Geliştirici: elifada
>
Çiğdem’le karar vermiştik, kızların doğumgününü bu yıl birlikte kutlayacaktık.
Ada 24 Kasım, Selin de 24 Ocak doğumlu olduğu için 24 Aralık’ta parti verecektik.
Gel gör ki evdeki hesap çarşıya uymadı.
Kendini kızların mutluluğuna adayan Çiğdem teyzemiz sayesinde gecikmeli doğumgünümüzü ancak 22 Ocak’ta yapabildik. Bu da gecikmeli doğumgününün gecikmeli postu…
(Kayboldum ben bu yıl. Söz toparlayacağım kendimi ve bir daha böyle dağılmayacağım.)
Bir süre görüşemeyince birbirlerini çok özleyen kızlar, böyle hasret giderdiler.
Adacığım, ne yazık ki ne pastayla ne arkadaşlarının ona getirdiği armağanlarla ilgilendi.
Bütün bir doğumgünü partisi boyunca Zeynep’e bakarak “ben de onun gibi süslenip püslenmek istiyorum anne” deyip durdu. Tek istediği Zeynep’in tacını kafasına geçirebilmek, minik çantasını alıp koluna takabilmekti. Gelip gidip Zeynep’ten izin istedi çantasının içine bakabilmek için. Sonunda Zeynep’in ilgilenmediği bir an çantayı eline geçirdi, açıp içine baktı. Merakını giderdikten sonra da koşarak Zeynep’e gidip çantanı unutmuşsun diye geri verdi.
Çiğdem teyzemiz, kızları mutlu edebilmek için her ayrıntıyı düşünmüştü.
Çocukların fotoğraflarından duvar panosu bile hazırlamıştı.
Arkadaşları gidip meydan kendilerine kalınca bizim çete, eğlenmeye başladı.
Doğumgünü şerefine birer lolipop bile yediler.
Birbirlerine gülerek çizgi film seyrettiler.
Filmden sıkılınca koltukta zıpladılar.
Onlar zıplar, bağırıp çoşarken Selin, her zamanki muniseliğiyle arkadaşlarının hediyesi bebeğini seviyordu.
Bebeğini besledi, karnını doyurdu. Mırıl mırıl sohbet etti.
Sonra o da yeter bu kadar muniselik deyip Zeynep’ye yerlerde yuvarlandı.
Biz, kocaman hediyemizi ancak eve getirdikten sonra açabildik.
Hımmm, neymiş bu, neymiş bu çığlıkları arasında.
Arkadaşları Ada’ya kocaman bir mutfak almışlardı.
Bu yıl kendi aramızda birleşip kızların en çok istedikleri şeyleri aldık.
Ada, zor bekledi mutfağını birleştirmemizi.
Şimdi gelene gidene yemek pişiriyor…